Suriye Sivil Toplum Kuruluşları İttifakı (SNA) tarafından temsil edilen bir grup Suriyeli sivil toplum kuruluşu olarak 1 Aralık 2019’dan bu yana sürmekte olan şiddete yanıt olarak derhal harekete geçilmesi çağrısında bulunuyoruz. Bu süre zarfında, Birleşmiş Milletler (BM) İnsani ve Acil Durum Yardımlarından Sorumlu Koordinatörü Mark Lowcock’un belirttiğine göre %81’i kadın ve çocuk olmak üzere 900 bin kişi yerlerinden edilmiştir.

4 milyondan fazla yerinden edinmiş kişinin bulunduğu bu alanda, %60ı çocuk olmak üzere yerinden edilen kişilerin çoğu,  üç defadan fazla yerinden edilmişlerdir.  Bununla birlikte, mevcut kamplar aşırı kalabalık ve mevcut evlerde barınma kıtlaşıyor, sivillerin açık alanlarda uyumaktan başka seçeneği kalmamaktadır. Lowcock’a göre, BM Güvenlik Konseyi üyeleri arasındaki anlaşmazlıklar “Dünyanın en büyük insani korku hikayeleri” ile karşı karşıya olan sivilleri etkilememeli. Suriyeliler, Dünya Liderleri’nin toplantısında gündem dışı kalmakta! Sivillerin yok edilmesi, katledilmesi ve yerinden edilmesi gerçekleşmemeli!

Dünyanın uyanması ve katliamı durdurması gerekiyor!


En kötü koruma krizlerinden biriyle ve tüm aidiyetlerini geride bırakıp yalnızca güvenli bir yer arayışıyla kaçan ve gidecek hiçbir yeri olmayan; şiddetli hava şartları ve yetersiz kaynaklar yüzünden hayatlarını kaybeden yerinden edilmiş kişilerin kitlesel hareketi ile karşı karşıyayız.

Yerinden edilen 900 bin kişiyi desteklemek için gereken fon 336 milyon doları aştı ancak ihtiyaçların sadece% 20’si mevcut ve şu anda BM’nin sadece 70 milyon doları var; bu etkili müdahale için değil, sadece zaruri ihtiyaçları karşımak için yeterli olacaktır. Temel ihtiyaçlar karşılanamıyor ve insani yardım yeterli değil!

Dünya liderlerine, donörlere ve politikacılara yönelik  çağrımız; bu ihlallerin sona erdirilmesi; yerinden edilmiş sivillerin desteklenmesi; kamplar ile insani yardım tesislerine yönelik saldırıların durdurulması!


Şu anda karşılatığımız zorluklar:

– İnsanlara erişim

– Devam eden saldırılar nedeniyle sürekli olarak yerlerinden edilen sivillerin mevcut kapasiteyi zorlaması

– İnsani yardım çalışanlarıyla bağlantıların kopması

– İnsani Yardım Çalışanlarının güvenliğinin sağlanması

– Program ve uygulamada karşımıza çıkan dinamik değişikliklere cevap verebilmeyi sağlacak donor esnekliğinin olmayışı

– Tüm eşyalarını terk edip; hayatta kalabilmek için yerinden edinen kişilerin sürekli hareketi nedeniyle; aynı yaralanıcılara bir kereden fazla yardım edilmesinin gerekliliği

– Sağlık tesislerinin birincil hedef olması ve halen faaliyette olan bu tesislerin artan taleplerle baş edemez oluşu.( Bazı tesisler kapasitelerininin iki katı kadar hastaya hizmet vermek zorunda kalıyor; çocukları ve kadınları geri çeviremiyor.)


Tespit edebildiğimiz eksiklikler:

– 3., 4. ve 5. Kez yer değiştirmiş olan, 158.212 aileyi kapsayan toplamda 900.000 yerinden edilmiş kişi;

– 280 bin okul çağındaki çocuk

– 185 bin ek gıda yardımı ihtiyacı olan kişi

– 280 bin acil barınma ihtiyacı olan kişi

– Kadınlar ve çocuklar da dahil olmak üzere en savunmasız kişileri hedef alan koruma hizmetlerinin artırılması


Bizlerin insani yardım faaliyetleri etkin bir şekilde devam edebilmesi için:

– Birkaç gün sonra unutulacak, kısa süreli değil, tam  ateşkesin ilan edilmesini ve artmakta olan insan hakları ihlallerinin durdurulmasını

– Savaş halindeki tarafların;  BM ile işbirliği içinde; güvenli erişimi sağlamasını

– Artan talep ve yer değiştirmeye bağlı olarak; temel barınma, gıda, sağlık ve ısınma ihtiyaçlarının karşılanması için insani yardımın artırılmasını

– Programlamanın esnekliği ile ilgili sorunları çözmek için Donörlerle birlikte Acil Çağrı Gruplarının oluşturulmasını

– Uluslarararası Kızılhaç Komitesi tarafından kabul edilen; ve zamanında yanıt verme imkanı sağlayan Acil Müdahale Birimlerinin oluşturulmasını; (halihazırdaki kriz için bu birimlerin yanıt vermesi çok uzun; en az 72 saat; olsa bile) talep etmekteyiz.

Ölümlerin gerçekleşmesini durduracak bir konumda olmadığımız için, kaybedilecek yaşam sayısını azaltmak için yardım istiyoruz. Yararlanıcıların savunmasızlığı sebebiyle oldukça fazla can kaybettik bile.

Aynı zamanda; Suriye’ye komşu ülkeler ve özellikle Türkiye daha fazla mülteci yükü üstlenmemelidir. Sivillerin evlerinde haysiyetli ve hayatlarından korkmadan yaşama veya hayatlarını kurtarmak için herhangi bir üçüncü ülkede sığınma talep etme hakkı vardır.